Eksi puan verArtı puan ver
(henüz oy yok)
Loading ... Loading ...

Öğrencilik hayatını bir yerde noktalayıp çalışma hayatına doğru yol alırken, genellikle acil ihtiyaçlarımızdan yola çıkarak ya da elimizde bulunan imkanları değerlendirerek kariyer yolculuğumuzda ilk adımlarımızı atıyoruz. Bazen işsizlik süresi çok uzamasın diye, bazen daha fazla iş görüşmesine gitmek istemediğimiz için, bazen ailemizden para almayı bir an önce bırakmak için, bazen arkadaşlarımızın hepsi bir yerlere yerleşti diye, bazen sırf bize sunulan hazır bir iş olduğu için, bazen de bambaşka nedenlerle çok da fazla sorgulamadan ilk bulduğumuz işlere yerleşiveriyoruz. Kafamızın bir yerinde de “olmazsa değiştiririm” düşüncesi ile birlikte… Küçük bir grup bu şekilde başladığı iş hayatından mutluluğu ve tüm beklediklerini yakalıyor. Büyük bir grup ise “yanılmışım” duygusuyla farklı arayışlara yöneliyor.
Bazılarımız hakikaten de hemen değiştiriyoruz memnun olmadığımız işlerimizi, bazılarımız ise bu konuda çok da hızlı…

1 Şubat 2010 |
Yazar: admin
Eksi puan verArtı puan ver
+68 puan
73 oy
Loading ... Loading ...

Özellikle okul sonrası ilk iş tecrübeleri, hayatınızın kalan kısmında ne yapacağınız ve nerede olacağınızla birebir ilintilidir. Türkiye’de ki işletmelerin yüzde 99.8′ini KOBİ’lerin oluşturduğu göz önüne alınırsa, ilk girdiğiniz işyerlerinin şirket sahibi tarafından yönetilen bu küçük ya da orta boy işletme olması da çok olası. Burada edineceğiniz iş yaşamı kültürü, geleceğinizide önemli ölçüde şekillendirecektir. Bu nedenle, evet denemeden göremeyeceksiniz belki, ama patronunuzu doğru seçin. Patronunuz size aşağıdaki kriterde sorun çıkarıyorsa, yol yakınken dönmenizi tavsiye ederim.
DUYGUSALLIK ve PROFESYONELLİK
Bazı patronlar duygusaldır. Bunlar karar ve yargılarını duygularına göre verdikleri için iş hayatında olması gereken küsme, kafayı takma, kinlenme gibi geçici olması gereken duyguları uzatırlar ve yoğunlaştırırlar. Böyle patronlara denk gelirseniz, parayı ve kariyeri düşünmeden ayrılın. Taviz  vermeyen bir yapınız varsa,önünüz şimdi olmasa bile…

Eksi puan verArtı puan ver
+3 puan
3 oy
Loading ... Loading ...

Duygularınızı yönetmeyi öğrenmek aslında yüksek bir farkındalık ve yüksek bir duygusal zeka sayesinde olmaktadır.Yüksek bir duygusal zekaya sahip değilseniz üzülmeyin, tüm zekalarınızı geliştirmenin yolları vardır.  Buradaki basit gözüken ve basit olan ama hayat değiştiren yöntemleri kullanırsanız duygusal zekanız hızla yükselecektir.
Duygusal zekanızın yükselmesi için öncelikle duygular, duyguları nasıl algıladığınız ve onları nasıl yorumladığınız ile ilgili bilgilere gelince:
Duygular hayatın ateşleyicisidir denir. Duygular bize yaşadığımız hissettirir.  Ve hayatın en büyük ödüllerindendir.
Duygular aslında evrenin dilidir ve size yol gösteren içsel bir pusuladır. Evet duygular aslında her birimizin içinde olan bir yönlendirme sistemidir.  Düşüncelerimizi her zaman görebilmemiz mümkün değildir.  Hele bilinçltında dönen düşünleri anlayabilmek çok zordur.  Duygular bize zihnimizden geçen düşüncelerin, bilinçli ya da bilinçsiz ne yönde olduğunu işaret ederler.
Temelde iki tip duygu vardır: İyi…

Eksi puan verArtı puan ver
+36 puan
42 oy
Loading ... Loading ...

Doğduğumuz anı, şehri, mekanı, ailemizi, cinsiyetimizi seçemiyoruz ama bir kez dünyaya geldikten sonra hayatın farklı anlarında bir çok farklı seçim yapmak durumunda kalıyoruz. Bebeklik döneminde ? kendimizin farkında olmadığımız dönemde- bile yaptığımız seçimlerimiz var; farklı farklı yöntemlerle uyuyoruz, farklı şekilde besleniyoruz, farklı konularda huysuzluklarımız oluyor, farklı hastalanıyoruz, farklı dönemlerde gelişimimizi tamamlıyoruz, farklı beceriler gösteriyoruz? Yaşımız büyüdükçe de farklılaştığımız alanlar çeşitleniyor. Alışkanlıklarımız, mesleklerimiz, dekorasyon zevkimiz, damak tadımız, tatil keyfimiz, zaman kullanımımız, hayattan beklentilerimiz çeşit çeşit? Dünyadaki tüm insanların parmak izlerinin birbirinden farklı olması gibi hayattaki bilinçli ya da bilinçdışı seçimlerimiz de birbirimizden farklı. Bilinçdışı seçimlere pek dokunamasak da mesele bilinçli yaptığımız seçimlerle mutlu olabilmek de?
Kendimizin bilincinde olmaya başladığımız ilk andan itibaren ? herhalde 11/12 yaşlarımıza denk düşüyor ? önce eğitim hayatımızla ilgili,…

Eksi puan verArtı puan ver
+48 puan
52 oy
Loading ... Loading ...

Ülkemizde ekonominin son dönemde gelişmesi ile işletmelerin önemi artmış ve aile temelli işletmelere daha yakın bir ilgi doğmuştur. Dünyadaki hemen tüm özel sektör işletmeleri, bazı istisnalar dışında , aile şirketi olarak doğmuş ve gelişmiştir. Girişimci bir aile bireyi tarafından kurulan işletmeler başarılı olup gelişmiş; ancak bazıları yaşamlarını sürdürürken diğer bazıları kapatmak veya el değiştirmek durumunda kalmıştır.
Aile işletmesi kavramı sadece mini, küçük ve orta ölçekli işletmeleri kapsamaz. Büyük ölçekli şirketlerde aile işletmesi durumunda olabilir. Ülkemizde özel sektör  işletmelerinin en küçüğünden en büyüğüne kadar hemen hepsi bu durumdadır.
Aile işletmelerinde karşılaşılan sorunlar ve muhtemel çözüm yolları olarak şunları sayabiliriz:

Aile ile şirket ayrımı net olmalıdır: En önemli sorun aile içi ilişkiler ile işletme işlerinin birbirine karışmasıdır. Aile, bir sosyal kurum olarak, duygu ağırlıklı bir…

Eksi puan verArtı puan ver
+2 puan
3 oy
Loading ... Loading ...

Duygusal ve Sosyal Zeka eğitim ve seminerlerimin tanışma aşamasında katılımcılardan ?duygu durumlarını? sorarım. Duygu durumlarını 100 üzerinden değerlendirmelerini ve nedenlerini paylaşmalarını isterim. Bunu uygulamaktaki amacım hem güne, eğitime ısınma, hem de kişilerin dönüp duygularına bakmaları ve duyguları hakkında konuşmalarıdır. Bu konuşmalar esnasında gördüğüm önemli etkiler şunlar; hava durumu, trafik şartları, aile ile ilgili gelişmeler, işle ilgili beklentiler, ilişkilerdeki olumlu ya da olumsuz gelişmeler, ülkenin ekonomik durumu… vs. Kişilerin duygu durumlarını etkilemektedir. Bu etkiler kişiden kişiye de farklılık göstermektedir. Duygu durumumuz iş ve özel hayatımızda düşündüklerimiz, davranışlarımız, söylediklerimiz ve performansımız üzerinde etkisi vardır.
Bu konuda www.yenibiris.com tarafından yapılan mini anket sonuçlarına göz atalım.
Sabah işe hangi ruh haliyle geliyorsunuz? (Katılımcı Sayısı: 11.236
Çok şükür bir işim var en azından, diyerek % 28.6
Allah kahretsin, diye ayaklarım geri…

Eksi puan verArtı puan ver
+23 puan
25 oy
Loading ... Loading ...

Bir organizasyonu ve bünyesindeki insanlara, amaçlı ve tutkulu olarak liderik etmek için liderlerin dört kritik alanda ustalaşmış olması gerekir:

Kişisel Hüküm: Kişisel hüküm, istediğiniz türden bir lider olma konusunda güvene sahip olmaktır. Bu yolda kişisel başarı kazanırsınız çünkü siz: Sahicisiniz, cesursunuz,tutkulusunuz,uyumlusunuz
Şirket Hükmü: Bir kurumun, mali sürdürülebilirliğinin kalbinde liderlerinin anlamlı iş kararları alması yatar. Kilit konumdaki hissedarlar “doğru” kararların alınması bakımından bu liderliğe güven duymak isterler. Mali başarı, zirveyi temsil eder: Ölçülür ve hissedarlara bildirilir.
İlişki Hükmü: Bu tamamen başkalarının sizin dediğinizi  yapacağınızı bilmesi ile ilgilidir. Bu tür bir hüküm oluşturmak için yapmanız gerekenler:  asmadan önce dinleyin,anlamak için içtenlikle dinleyin, paylaşma cesaretine sahip olun, davranışlarınızın ve bunların yarattığı algılamanın sorumluluğunu taşıyın
Teknik Hüküm: Teknik güce sahip olduğunuzda, hem guru konumuna taşınır hem de…

Eksi puan verArtı puan ver
+88 puan
91 oy
Loading ... Loading ...

Başlıktaki deyiş bizden. Hani derler ya bir şeyi kırk kere söyleme olur diye. İşte size birazdan bahsedeceğim malzemede aynen bu atasözünü bana hatırlatıyor. Haberin geçtiği coğrafya, tangosuyla, Plaza de Mayo anneleri ile ünlü Arjantin. Ülkede konuşulan dil İspanyolca. Dil aynı dil ama Güney Amerika ile İspanya İspanyolcası arasında farklılıklar var. Ülkenin halkı uzun yıllardır içecek sektöründe yer alan Pepsi markasına da aşina ve seviyor. Gel gör ki halkın bu markayı telaffuzunda küçük bir fark var. Pepsi istenirken marka ağızlardan ?pecsi? diye çıkıyor. Durum yıllardır da böyle. Ver bir Pecsi, Pecsi aşağıya, Pecsi yukarıya.
Bu durumu değerlendiren markanın Arjantin ve dünya yöneticileri, madem ki halk böyle söylüyor o zaman biz de markamızı değiştiririz diyorlar. Ve neticede büyük bir kampanya ile kırk yıllık…

Eksi puan verArtı puan ver
+25 puan
26 oy
Loading ... Loading ...

Markalar için İngilizce?de  ?asset? olarak adlandırılan,  Türkçe?de ise belki ?varlık?  olarak tanımlayabileceğimiz değerlerden bahsediyoruz. Tabi bu değerlerden bahsederken,  markaların gayrimenkul varlıklarından  veya banka hesaplarındaki mevduatlarından bahsediyor değiliz. Somut olarak değerlemesi çok daha zor olan marka varlıklarından bahsediyoruz ve bu marka varlıkları markanın pazarlamasını yapan  ekipler tarafından çok uzun soluklu  emekler ve yatırımlar sonucunda yaratılıyor. Örneğin Coca-Cola markası için bugün futbol platformunda ?milli takım  sponsorluğu?, ?kulüp sponsorlukları?,  ?grassroots-altyapı programları? ve ?futsal-salon futbolu? gibi faaliyetleri; müzik alanında ?Rock?n Coke Festivali?ni, Fanta?nın  ?Fanta Gençlik Festivali?ni bu markaların  önemli değerleri olarak gösterebiliriz.
Rock?n Coke beşinci yılını geride bırakmış bir festival ve Avrupa?nın hatırı sayılır, önemli festivallerinden biri haline  gelmiş durumda. Gerek festivalde performans sergileyen yabancı ve yerli sanatçı  kadrosu, gerek festival alanında yaratılan  ortam, bugün bu…

Eksi puan verArtı puan ver
+58 puan
59 oy
Loading ... Loading ...

Daha önce “Yönetcinin El Kitabı” başlıklı  makalemizin birinci ve ikinci kısımlarını yayınlamıştık. İlk kısmına buradan, ikinci kısmına buradan ulaşabilirsiniz.
Çalışanlarla İyi Geçinmek
Keyifli bir ofis her zaman üretken olur. Bu basit kuralları takip ederek herkesin daha neşeli olmasını sağlayabilirsiniz.
Çalışanları tatil ve izin günlerinde ofise çağırmayın, telefonla aramayın. Çalışanlarınızın kendilerine ait zamanlarını acil ve zorunlu olmayan işlerle doldurursanız size kızmalarını ve içerlemelerini garantilemiş olursunuz. Bir işin mutlaka hemen o gün yapılması gerekmiyorsa, izindeki ve tatildeki çalışanlarınızı rahat bırakın.
Adil olun. Belirli çalışanlara daha yakın durmak yargılarınızı etkileyebilir ve liderlik özelliklerini sekteye uğratabilir. Tüm çalışanlarınızı eşit ve aynı mesafede davranın.
Sezar’ın hakkı Sezar’a. Bir çalışanınıza ait bir fikri kendinizinmiş gibi göstermeyin, ilgiyi kendi üzerinize çekmeye çalışmayın. Bu hem çalışanların size içerlemesine neden olur hem de sizi…