Share“Bilge kişi, eylemde bulunarak yaşar,
eylemde bulunmak hakkında düşünerek değil”
Carlos Casteneda
Bizde de derler ki “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!”. Ayrıca da “lafla peynir gemisi yürümez” de denir. Kültürel farklılık açısından baktığımızda bir tarafın eyleme geçmesini engelleyen “düşünmek” diğer tarafı engelleyense “konuşmak”. Bu ironik farklılık sonucu değiştirmiyor, işe koyulunmadığı sürece…
Herhangi bir konuda başarıya ulaşmak için 3 B’ye ihtiyacımız olduğu söylenir: Bilgi , Beceri, Bakış açısı (Olumlu bir bakış açısı). Bu üçlünün bir unsura daha ihtiyacı olduğunu görmek lazım: Uygulama –ya da bir diğer deyişle eyleme geçmek.- Eyleme geçmediğimiz sürece çok fazla şeyi değiştiremiyoruz sonra da “aynı tas aynı hamam” diyoruz. Peki farklı bir hamam olması için biz ne yapıyoruz? Bu soruyu sorduğumuz anda cevaplar da önümüze geliyor zaten.
Doğru yönde eyleme…
ShareKadın olmayı ve erkek olmayı nereden öğreniyoruz? Ne zaman başlıyor bu öğrenme süreci? Bebekliğimizde aramızda hiçbir fark yok iken büyüdükçe nasıl açılıyor bu ara? Kimlerin ve nelerin etkisi var birer küçük kadın ve küçük erkek olarak hayatımızı başlatmamızda ve sürdürüyor olmamızda? Bunlar sadece öğrenilen şeyler mi yoksa genetik olarak beraberimizde getirdiğimiz unsurlar mı?
Bu sorular zihnimde tekrardan dans etmeye başladı küçük kızımın anaokulundaki yılsonu gösterilerini izlerken… Gösterileri çok güzeldi, dünkü bebeklerin sahnede bir sürü kişinin önünde bir şeyler başarmaya çalışmalarını görmek gerçekten çok güzeldi ve çok fazla heyecan vericiydi. Bu heyecanın yanı sıra yukarıdaki sorular oluştu benim kafamda diğer anne babalardan farklı olarak.
İlk başta kız öğrenciler ve erkek öğrenciler aynı sahnede yan yana yer aldılar ve birlikte şarkılar söylediler, sonra da…
ShareYa da hiç çıkmazsa ne olur???
“Her gün bir yerden göç etmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel,
Bulanmadan, donmadan akmak ne ala,
Her şey dünle beraber gitti, can cazım
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”
Mevlana Celaleddin-i Rumi
“Değişim” dediğimizde aklımıza ne geliyor? Bu kelimenin bizde bıraktığı ilk duygu ne oluyor? Kaygı, korku, endişe, direnç mi? Ya da merak, heyecan, dinamizm, coşku mu? “Değişim” kelimesi bir tarafta olumlu duygular uyandırırken diğer tarafta olumsuz duygular uyandırıyor olabilir. Farklı duyguları aynı anda yaşıyor olabiliriz. Değişenin “ne” olduğu da bu duyguların ne yönde olacağına etki ediyordur mutlaka. Çok sevdiğimiz, memnun olduğumuz, keyif aldığımız işimizi değiştiriyorsak farklı hissederiz; sevmediğimiz, bizi mutsuz eden, huzursuz olduğumuz evimizi değiştiriyorsak farklı. Duygularımız farklı farklı da olsa değişim bir yandan içinde bilinmezlik…
Share
bir çok işi denedim yıllardır. Çok severek yaptıklarım da oldu aralarında ama ne yazık ki şu an işsizim ve ne yapacağımı da bilemiyorum artık…
Ne yapmak istiyorsun?
Ne istediğimi de unuttum ve zaten iş seçme lüksüm de yok. Şu an en önemli şey benim için bir an önce para kazanmak. Kaç yaşıma geldim ve hala kendi geçimimi sağlayamamak beni çok üzüyor.
Para kazanma gibi bir meselen olmasaydı ne yapmak isterdin?
Ben teknolojiye çok meraklıyım, herkes evine aldığı elektronik aletlerin kullanımını bana sorar. Teknoloji marketlerine gittiğimde çıkmak istemiyorum. Oralarda saatler geçirebilirim. Gerçekten, hiç sıkılmam… Ama bu konuda bir eğitimim yok. Ne yapabilirim bilmiyorum. Nereden başlanır ki?
Bu alan severek çalışabileceğin bir alan olur mu sence?
Aslında olur. Bu konularda insanlara bilgi…
ShareNe kadar doğrudur bilmem ama bir günü artık 24 değil 16 saat olarak yaşıyormuşuz. Her şey hızlanmış…
Bunu hissetmeyen yoktur herhalde, sanki zaman koşarak giderken avuçlarımızdan, yapılacaklar listesinde kalem kalem işler sırasını bekliyor üstlerinin çizilmesi için … ve bir günden diğer güne devirle kapatıyoruz günü belki de çoğumuz. Hep, “daha fazlası olabilir mi acaba?”sorusunun cevabı peşindeyiz. Çok seviyoruz zaman yönetimi , stres yönetimi gibi kavramları. Hep acelemiz var, hep bir yerlere yetişme kaygısı… ya da bir şeyleri eksik bırakma, birilerinin arkasında kalma, bir şeyleri kaçırma kaygıları… Zamanımı boşa geçirmeyeyim, her anım dolu olsun, pişmanlık yaşamayayım düşünceleri de alabiliyor bazen bu kaygıların yerini. Modern insanın vazgeçilmez kısır döngüsü içinde günler bir biri ardı sıra geçiyor…
Bir yandan işimi yaparken bir yandan hep kollamak durumunda…
ShareÖğrencilik hayatını bir yerde noktalayıp çalışma hayatına doğru yol alırken, genellikle acil ihtiyaçlarımızdan yola çıkarak ya da elimizde bulunan imkanları değerlendirerek kariyer yolculuğumuzda ilk adımlarımızı atıyoruz. Bazen işsizlik süresi çok uzamasın diye, bazen daha fazla iş görüşmesine gitmek istemediğimiz için, bazen ailemizden para almayı bir an önce bırakmak için, bazen arkadaşlarımızın hepsi bir yerlere yerleşti diye, bazen sırf bize sunulan hazır bir iş olduğu için, bazen de bambaşka nedenlerle çok da fazla sorgulamadan ilk bulduğumuz işlere yerleşiveriyoruz. Kafamızın bir yerinde de “olmazsa değiştiririm” düşüncesi ile birlikte… Küçük bir grup bu şekilde başladığı iş hayatından mutluluğu ve tüm beklediklerini yakalıyor. Büyük bir grup ise “yanılmışım” duygusuyla farklı arayışlara yöneliyor.
Bazılarımız hakikaten de hemen değiştiriyoruz memnun olmadığımız işlerimizi, bazılarımız ise bu konuda çok da hızlı…
ShareDoğduğumuz anı, şehri, mekanı, ailemizi, cinsiyetimizi seçemiyoruz ama bir kez dünyaya geldikten sonra hayatın farklı anlarında bir çok farklı seçim yapmak durumunda kalıyoruz. Bebeklik döneminde ? kendimizin farkında olmadığımız dönemde- bile yaptığımız seçimlerimiz var; farklı farklı yöntemlerle uyuyoruz, farklı şekilde besleniyoruz, farklı konularda huysuzluklarımız oluyor, farklı hastalanıyoruz, farklı dönemlerde gelişimimizi tamamlıyoruz, farklı beceriler gösteriyoruz? Yaşımız büyüdükçe de farklılaştığımız alanlar çeşitleniyor. Alışkanlıklarımız, mesleklerimiz, dekorasyon zevkimiz, damak tadımız, tatil keyfimiz, zaman kullanımımız, hayattan beklentilerimiz çeşit çeşit? Dünyadaki tüm insanların parmak izlerinin birbirinden farklı olması gibi hayattaki bilinçli ya da bilinçdışı seçimlerimiz de birbirimizden farklı. Bilinçdışı seçimlere pek dokunamasak da mesele bilinçli yaptığımız seçimlerle mutlu olabilmek de?
Kendimizin bilincinde olmaya başladığımız ilk andan itibaren ? herhalde 11/12 yaşlarımıza denk düşüyor ? önce eğitim hayatımızla ilgili,…
ShareBir kere üniversite hayatı başladı mı şirketlerle ve onların İK çalışanlarıyla tanışma zamanı da gelmiş demektir. Daha üniversitenin ilk sınıfından itibaren bir gelecek kaygısı başlar ve nerede staj yapsam sorusuyla kendimizi bir mülakatın ortasında buluruz.
Ben de ilk kez, üniversite ikinci sınıftayken okulumuzun Kariyer Günleri?nde, hangi şirketten olduğunu bile hatırlamadığım bir İK yöneticisinin karşısında bulmuştum kendimi. Herkes bir şeyler yapıyor bari ben de en azından bir yerle görüşeyim duygusuyla oturmuştum o masaya ama sonradan da bin pişman olmuştum. Karşımdaki kişi mezun olduktan sonra ne yapmayı düşündüğümü sordu. Ben de büyük bir şaşkınlık ve kafa karışıklığı içinde tam da emin olmadan aslında, üniversitede kalmayı düşündüğümü söyledim. O anı hiç unutamıyorum. Kadıncağız gülümsedi ve sonra birkaç soru daha sordu. Ama belliydi ki benim için görüşme aslında orada bitmişti.…
ShareGelecek ve Netlik Nasıl Bir Araya Gelir?
Galiba hepimizin temel ihtiyacı hayatımızla ilgili soru işaretlerini mümkün olduğunca temizleyip şimdi ve yarın?la ilgili olarak hayata biraz daha net bakabilmek. Hayatın temel konularında ? yaşadığım ve gözlemlediğim odur ki hayatın en temel iki konusu var: iş ve eş seçimi ? kararlarımızı fazla ikilem yaşamadan vermek ve verdiğimiz kararlardan dolayı da mutluluk duymak en büyük isteklerimiz arasındadır diye tahmin ediyorum. İş ve eş seçimiyle ilgili kararlarımızda en önemli yol gösterici kendimizi iyi tanımak ve eşimizden / kariyerimizden beklentilerimizin farkında olmak ve bunları ifade edebilmek. Zaten en büyük kafa karışıklıklarını da beklentilerimizin farkında olmadığımız zamanlarda yaşamıyor muyuz?
Bu yazının gereği ?eş? değil ?iş? seçimleri üzerinden ilerlemek, yani biraz kariyer yolculukları nasıl başlıyor, nasıl şekilleniyor üzerine düşünerek devam etmek?
Mesleki…
Share?Yeteri kadar isterseniz, istediğiniz her şeye sahip olabilirsiniz.
Bunu bedeninizden taşan ve dünyayı yaratmış olan enerji ile
birleşen bir coşkuyla istemelisiniz.?
Sheila Graham, 1986
Hayatınızın değişmesini istiyor olabilirsiniz ya da hayatınızın bazı alanlarında değişiklik yapmak istiyor olabilirsiniz. Belki de şu ana kadarki her şeyden memnunsunuz hayatınızla ilgili ama gelin görün ki artık bazı sıçramalar yapmak gerekiyor. Geçmişin izlerinden de kurtulmak istiyor olabilirsiniz. Hayatınıza ve kendinize dair farkındalıklar yaşamak, biraz daha önünüzü (geleceğinizi) net görmek, kendinize vakit ayırmak ve ayna tutmak istiyor olabilirsiniz. Belki de kafanız son zamanlarda çok karıştı ve netliğe ihtiyacınız var ya da insanlarla yoğun iletişim içinde olduğunuz bir mesleğiniz var (öğretmenlik, satış, danışmanlık, eğitmenlik, insan kaynakları, yöneticilik vs?) ve işleyeceğinden emin olduğunuz bir yönteme ihtiyaç duyuyorsunuz, yeni düşünme…