Eksi puan verArtı puan ver
+31 puan
32 oy
Loading ... Loading ...

ShareAslında günümüz tüketicisinin promosyonlara karşı giderek duyarsızlaşmasının ana sebebi perakende sektöründe çalışan bizleriz. Son zamanlarda o kadar çok promosyon ve fiyat indirimi uygulanıyor ki şirketler bir süre sonra promosyonla farklılaşamıyorlar, tüketiciler ise promosyonsuz bir ürün almaz hale geliyorlar. Amerika?nın önde gelen Direct Marketing ajansı Zipatoni?nin CEO?su Jim Holbrook?un da söylediği gibi ?…Aşırı promosyon, aşırı ilaç kullanmak gibidir. Bir süre sonra etkisiz hale gelmeye başlar, ama yine de bırakamazsınız…?. Romanya?da dünyanın önde gelen araştırma şirketlerinden biri tarafından yapılan bir perakende araştırmasında, tüketicilerin mağaza seçimlerini yaparken sırasıyla en çok ekteki kriterlere önem verdiği gözlenmiştir.

1. Kaliteyi uygun fiyata satın alabilmek
2. Geniş ve bol çeşitli bir ürün portföyü
3. Tüm istenen şeylerin bir mağaza çatısı altında toplanması
4. Çekici ve ilgi uyandıran promosyonlar

?Düşük/Ucuz Fiyatlar? ise…

Eksi puan verArtı puan ver
+18 puan
18 oy
Loading ... Loading ...

ShareBen bu yazımda pazarlama çabalarından yeni ve etkili bir örnek olarak öne çıkan experiential marketing (deneyimsel pazarlama) ve bunun market içi uygulaması olan retailtainment (perakendEğlence) konusunu ele alacağım.
Deneyimsel Pazarlama; pazarlama yapmak için ürünün faydalarından ziyade müşterinin deneyimlerinden yararlanmayı esas alan yeni ve etkili bir anlayıştır. Bu yöntemin başarılı olmasının özünde tüketicilerin artık alışveriş tercihlerini daha önce edindikleri deneyimler doğrultusunda yapma eğilimleri var.
Deneyimsel Pazarlama?nın amacı tüketicilerle kişisel ve hatırlanabilir bir yolla ilişki kurma, onların bu ilişkiye katılımını sağlama ve böylece tüketicilerle markalar arasında duygusal bağlar yaratmak. Temel fayda olarak görünenler ise:
1.İşlevsel yararlardan çok tüketicilerin tercihlerini belirlemede daha önemli rol oynayan deneyimlerden elde edilir. Satın almaya yönlendirir.
2.Deneyimler tüketicilere daha yüksek tatmin seviyeleri sunmaktadır
3.Katılım ve etkileşim sağladığından tüketicilere daha anlamlı ve…

Eksi puan verArtı puan ver
+18 puan
19 oy
Loading ... Loading ...

ShareDışa kapalı ekonomilerin oyuna katılması, her alanda yaşanan teknolojik gelişmeler, internetin ve cep telefonunun hayatımıza girişi dünyadaki ticari dengelerin değişmesine ve rekabetin inanılmayacak boyutlarda artmasına neden oldu. Artan rekabet ise bizi yeni bir kavram olan ?Bolluk Ekonomisi? ile tanıştırdı. Bolluk Ekonomisi?nde tüketicilerin ihtiyaçlarını gidermek için neredeyse sonsuza yakın alternatiflerinin olması, kalitenin birbirine benzemesi, fiyatların ucuzlamasıyla marka ve müşteri hizmetleri gibi unsurlar önem kazandı. Müşteriler artık satın alan değil, tercih eden konumuna gelirken giderek daha kararsız, satın alma kararını ertelemeye daha fazla eğimli oldular.

Bu nedenle fark yaratarak tercih edilir olmak ise şirketlerin farklılaş(ama)ma baskısı altında giderek daha fazla ezilmesine sebep oldu.

Bolluk Ekonomisi?nin yarattığı bu baskının sonucunda ise şirketler, tüketicilere ulaşmak, onların zihinlerinde rakip markalardan farklılaşarak satın alma motivasyonu yaratmak veya var olanı tetiklemek…