ShareRoman okur musunuz ? Roman okumanın ?iyi yönetici? olmaya katkısı var mıdır acaba? Ya da daha genişletelim sorumuzu: Roman okumanın ?kariyeri geliştirici? etkisi olabilir mi? Bu soruya cevaben, bazı insanların aceleyle ?kel alaka şimdi ? ? diyebildiklerini duyar gibiyim. Tabi, buradaki ?roman okumayı?, iş ? özel hayat dengesi yolunda kullanılan bir alet anlamında kullanmıyorum. Romanın konusu uzamındaki ve bütünlüğü içindeki çeşitli metinlerin, ayrıştırılarak, bağımsızlaştırılarak, iş hayatına aktarılması ve bu yolla ne gibi dersler çıkartılabileceğinden bahsediyorum.
Gerçekten de, roman okurken, yapıcı olarak düşünebilirsek, iş dünyasına oturtabileceğimiz, kendi gerçekliğimizle dahi hemen ilişki kurabileceğimiz paragraflar bulmak mümkün. Burada, romanın konusu, kim tarafından yazıldığı veya buna benzer etkenler hiç önemli değil. İster aşk romanı, ister tarih, ister macera romanı, ister güldürü olsun, hepsinin içinde, iş…
Share
Son yıllarda, çocukluğumuzdaki sevimli “Tatlı Cadı” dizisine benzeyen sihir içerikli dizilerin televizyon kanallarında oldukça yaygın bir şekilde, farklı versiyonlarda olan bölümlerini izliyoruz. Çocukluğumdan büyük bir keyifle izlediğimi hatırladığım Tatlı Cadı’nın benzeri dizilerle televizyon ekranında ilk karşılaştığımda nostaljik bir keyif yaşamıştım ve çocuklarımla birlikte izlemekte hiçbir sakınca görmemiştim. Gerçekten de son derece keyifli sahnelerin yer aldığı ve bir süreliğine de olsa gerçek dünyadan insanı çekip çıkartan bu dizilerin güzel vakit geçirttiğini düşünmüştüm.
Birkaç bölümden sonra bu dizilerdeki mutlak iyiler ve mutlak kötüler beni rahatsız etmeye başladı. Kızlarımın bu dizileri bu kadar yoğun izlemesinin ne kadar doğru olup olmadığını sorgulamaya başladım. Daha sonra bu tür dizilerdeki kadın ve erkek kimlikleri de beni rahatsız etmeye başladı. Hele hele BEZ BEBEK