Share
Anlamlı pazarlamacılar asla zorlamaz. Olası müşterilerin toplam hayatında henüz karşılanmamış ihtiyaçlarını dürten ve onları çeken bir pazarlama tarzı yaratır.
Anlamlı pazarlamacılar, dört temel ihtiyacın önemli bölümünün halen olmakta olduğumuz ürün ve hizmetler tarafından zaten karşılandığını bilir. ama bu, o temel ürünleri pazarlayanların anlamlı pazarlama yaratamayacağı anlamına gelmez. Eğer bir mal satıyorsanız, anlamı ürününüzü aşan, yaratıcı pazarlama yaratma ihtiyacınız ve fırsatlarınız sınırsızdır.
Pazarlamacıların bizzat kendileri tüketicilerin hayatlarını geliştirmeli ve satmayı amaçladığı ürün ya da hizmetten bağımsız olarak, insan onu satın alsa da almasa da içsel bir değer içeren bir işi tamamlamalıdır.
Daha fazla anlam = daha fazla para. (Denklemin uzun hali şöyledir: Daha fazla anlam = daha fazla sadakat = daha yüksek fiyatlar = artan şatışlar, ama net sonuçlar aynıdır.)
…
ShareDışa kapalı ekonomilerin oyuna katılması, her alanda yaşanan teknolojik gelişmeler, internetin ve cep telefonunun hayatımıza girişi dünyadaki ticari dengelerin değişmesine ve rekabetin inanılmayacak boyutlarda artmasına neden oldu. Artan rekabet ise bizi yeni bir kavram olan ?Bolluk Ekonomisi? ile tanıştırdı. Bolluk Ekonomisi?nde tüketicilerin ihtiyaçlarını gidermek için neredeyse sonsuza yakın alternatiflerinin olması, kalitenin birbirine benzemesi, fiyatların ucuzlamasıyla marka ve müşteri hizmetleri gibi unsurlar önem kazandı. Müşteriler artık satın alan değil, tercih eden konumuna gelirken giderek daha kararsız, satın alma kararını ertelemeye daha fazla eğimli oldular.
Bu nedenle fark yaratarak tercih edilir olmak ise şirketlerin farklılaş(ama)ma baskısı altında giderek daha fazla ezilmesine sebep oldu.
Bolluk Ekonomisi?nin yarattığı bu baskının sonucunda ise şirketler, tüketicilere ulaşmak, onların zihinlerinde rakip markalardan farklılaşarak satın alma motivasyonu yaratmak veya var olanı tetiklemek…
ShareKonular:
Benim Değerli Müşterim (CRM’e Giriş)
Innovatif CRM ve Uygulamaları
Kurum İçerisinde Müşteri Değeri Ölçümleme ve Etkin Risk Planlaması
Müşteri Gözünde Marka Olmak ve Marka Kalmak
CRM’e Başlamaya Hazır Olmak yada Varsaymak
Müşteri Sadakati için 12 Etkin Yol
Bir Müşteri Kaybetmenin Garantili Klavuzu
Müşteri Memnuniyetine Giden En Kestirme Yol : İç Müşteri CRM’i
Spor Klüpleri için Taraftar Stratejisi
Hasta Sadakati vs Doktor-Hasta İletişimi
Hastane’lerde Yeni Dönem: Hasta Strateji Yönetimi
Etkin Müşteri Deneyim Yönetimi
Veri Madenciliği Analistelere Karşı
Özgeçmiş:
Hayatımda 3 şeyden vazgeçmek istemem: oğlumdan, sağlığımdan ve birikimi paylaşmanın verdiği keyiften.
1966 Yılında İstanbul’da dünyaya geldim. Şanslı bir çocuktum, yüksek öğrenim görmüş sevecen ve bilinçli bir aileye sahiptim. Bir insanın yetişmesinde en kritik döneme denk gelen 0-6 yaş arası çocukluğum, bence İstanbul’un engüzel…
ShareMerhaba,
Dünya son 6 aydır Global bir krizi yaşıyor. Türk ekonomisi de bu krizden ilk çeyrek itibariyle teğet geçmesine rağmen maalesef payını aldı. 2001 yılında yaşadığımız ekonomik krizden deneyimli olan Türkiye piyasası kelimenin tam anlamıyla bu defa ?yoğurdu üfleyerek yemeye? başladı. Markalardan ardı ardına ciddi ekonomik tedbirler gelmeye başladı. Bugün görüyoruz ki tasarruf paketleri dahilinde markaların ilk vazgeçtikleri eğitimler, saha etkinlikleri, sponsorluklar ve kitlesel iletişim faaliyetleri oldu.Yatırımlar başka bahara ertelendi.
Ancak bazı markaların tasarruf tedbirleri içerisine almadıkları bir kalem var ki bizlere bu markaların gerçekten 2001 yılından birşeyler öğrendiğini, ciddi dersler edindiğini gösteriyor. Bu markalar 2008?deki kalan bütçelerinin neredeyse tamamını ve 2009 bütçelerinde büyük bir kısmını müşteri ile doğrudan temas yaratan, müşteriye dokunan ve onlara bu dönemde ihtiyaçları olan ?güveni? sunan Doğrudan Pazarlama Aktivitelerine…
ShareKonular:
Girişimciliğin sırları
Word of Mouth Marketing
Hizmette farklı bir kategori yaratma
Vizyoner işadamlığı
CEO olmaya giden yol
Teknolojinin hizmet anlayışıyla bütünleşmesi
Mutlu müşteri mutlu şirket
Satışlar üzerinde çalışan etkisi
Elektronik güvenlik sistemleri ile güvende miyiz?
Güvenlik sektöründe güvenle yürüyebilmenin sırları?
Güvenlik sistemlerinde teknoloji nereye gidiyor?
Özgeçmiş:
1971 yılında doğan Alp Saul, orta ve lise öğrenimini Robert Kolej?inde bitirmiş, ardından A.B.D.?de ?University of Virginia?da Makine Mühendisliği Bölümü?nden 1994 yılında B.S. derecesiyle mezun olmuştur. Üniversitenin ardından iş hayatına atılmış ve 1995 yılının başında, güvenlik sektöründe faaliyet göstermek üzere iki arkadaşı ile birlikte Pronet Güvenlik Sistem ve Servis Hizmetleri Ltd. firmasını kurmuştur. Alp Saul, kurulduğu günden itibaren şirketin CEO?luk ve Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürütmektedir. 2007 yılında, Milliyet Gazetesi ve Ernst & Young?ın birlikte…