Eksi puan verArtı puan ver
+42 puan
46 oy
Loading ... Loading ...

ShareDeğerli okurlar… Bu yazıda ?marka? ile ilgili birşeyler yazmaya ve bunu yaparken de çok teorik olmamaya karar verdim. Mümkün olduğunca da iş hayatında geçirdiğim 12 senenin bana hissettirdiklerini aktarmanın doğru olacağını düşündüm.
Neydi bu ?marka? dedikleri? Kolay olunuyor muydu? Marka olmak için nasıl bir süreç izlenmeliydi? Bu soruların karşılıklarını birçok yerde bulmanız mümkün. Ben bulabileceğiniz teorik açıklamalar yerine hepimizin çok yakından tanıdığı kendimizi kullanıp bu sorulara cevap bulmaya çalışacağım.
Markayı yaratan değerler gibi bizleri de yaratan değerler sözkonusu. Örneğin, kendinizi ele alın. Güvenilir olmanız, katıldığınız ortamlara değer katmanız, inançlarınız, çevreye olan duyarlılığınız, çalışkanlığınız gibi birçok değer sizi tanıyanların gözünde sizi marka yapan değerler. Yani sizi Bülent, Emrah, Aslı, Banu, Emre, Zeynep yapan değerler.
Düşünsenize yukarıda saydığımız değerlere sahip bir bireyin marka değerini. Herkes…

Eksi puan verArtı puan ver
+31 puan
32 oy
Loading ... Loading ...

ShareAslında günümüz tüketicisinin promosyonlara karşı giderek duyarsızlaşmasının ana sebebi perakende sektöründe çalışan bizleriz. Son zamanlarda o kadar çok promosyon ve fiyat indirimi uygulanıyor ki şirketler bir süre sonra promosyonla farklılaşamıyorlar, tüketiciler ise promosyonsuz bir ürün almaz hale geliyorlar. Amerika?nın önde gelen Direct Marketing ajansı Zipatoni?nin CEO?su Jim Holbrook?un da söylediği gibi ?…Aşırı promosyon, aşırı ilaç kullanmak gibidir. Bir süre sonra etkisiz hale gelmeye başlar, ama yine de bırakamazsınız…?. Romanya?da dünyanın önde gelen araştırma şirketlerinden biri tarafından yapılan bir perakende araştırmasında, tüketicilerin mağaza seçimlerini yaparken sırasıyla en çok ekteki kriterlere önem verdiği gözlenmiştir.

1. Kaliteyi uygun fiyata satın alabilmek
2. Geniş ve bol çeşitli bir ürün portföyü
3. Tüm istenen şeylerin bir mağaza çatısı altında toplanması
4. Çekici ve ilgi uyandıran promosyonlar

?Düşük/Ucuz Fiyatlar? ise…

Eksi puan verArtı puan ver
+18 puan
18 oy
Loading ... Loading ...

ShareBen bu yazımda pazarlama çabalarından yeni ve etkili bir örnek olarak öne çıkan experiential marketing (deneyimsel pazarlama) ve bunun market içi uygulaması olan retailtainment (perakendEğlence) konusunu ele alacağım.
Deneyimsel Pazarlama; pazarlama yapmak için ürünün faydalarından ziyade müşterinin deneyimlerinden yararlanmayı esas alan yeni ve etkili bir anlayıştır. Bu yöntemin başarılı olmasının özünde tüketicilerin artık alışveriş tercihlerini daha önce edindikleri deneyimler doğrultusunda yapma eğilimleri var.
Deneyimsel Pazarlama?nın amacı tüketicilerle kişisel ve hatırlanabilir bir yolla ilişki kurma, onların bu ilişkiye katılımını sağlama ve böylece tüketicilerle markalar arasında duygusal bağlar yaratmak. Temel fayda olarak görünenler ise:
1.İşlevsel yararlardan çok tüketicilerin tercihlerini belirlemede daha önemli rol oynayan deneyimlerden elde edilir. Satın almaya yönlendirir.
2.Deneyimler tüketicilere daha yüksek tatmin seviyeleri sunmaktadır
3.Katılım ve etkileşim sağladığından tüketicilere daha anlamlı ve…

20 Ağustos 2009 |
Eksi puan verArtı puan ver
+26 puan
27 oy
Loading ... Loading ...

Share80li yıllarda, iş dünyasında esmeye başlayan Japon rüzgârları bizleri yeni bir terimle daha tanıştırdı: Glokalizasyon!
Yurdum insanı daha küreselleşme havasına yeni girmişken, bir de yerel bilginin değeri ortaya çıkmaz mı? Ne kadar kafamız karıştı sormayın. Henüz adını bile telaffuz edemediğimiz ( heyçebsibi, hesebece, haşesbisi, heyçesbisi, vb ) banka sayesinde dünyanın yerel bankası olmak gerektiğini aldık. Bu şok dalgasının üstüne, ekranlarda porselen dişleriyle ve sıkı sıkı tuttuğu misvak sapıyla gülümseyen dede hayatımıza girdi. Çünkü iki yüz yıllık global diş macunu markası, ben nasıl küresel düşünüp yerel hareket edebilirim planlamasına girişti. Sözüm ona tüketici araştırması yapan bu küresel marka, Türkiye?de Misvak bilinirliliğinin % 48 olduğu ortaya çıkardı. Bu arada, görünen o ki, Türk bilim adamları glokalizasyon kavramıyla uzlaşamadı; İzmir Diş Hekimleri Odası Misvak özlü diş macunu reklâmlarının,…

8 Temmuz 2009 |
Yazar: Ege Ertem
Eksi puan verArtı puan ver
(henüz oy yok)
Loading ... Loading ...

ShareDünyada bugün çok zorlayıcı değişim rüzgarları esiyor. Kimileri türbülans diyor buna kimileri dünyayı yeniden biçimlendiren bir kasırga. Özellikle dünyayı şekillendiren güçlerdeki yönetim değişikliklerine ve ek olarak tarihin en geniş etkili durgunluk krizine bakınca, bunu bir kasırga olarak nitelemek yanlış olmaz. Ancak bu nitelemeyi tamamlamak için rakamlara da bakmamız gerekir. Gelin bu yazıda beraberce hem Türkiye hem de dünya genelinin şu andaki yaşam biçimlerini rakamlarla değerlendirelim.
Önce yönetimler. 2009, seçimlerle dolu bir yıl. Her ne kadar ABD Başkanlık seçimleri Kasım 2008?de yapıldıysa da ?büyük bir zihniyet değişiminin mimarı? olacağı öngörülen Obama, bayrağı bu yılın Ocak sonunda devraldı ve görünen o ki farkını göstermeye kararlı. Tabii öncelikle çözmesi gereken devasa bir ekonomik resesyon sorunu olduğu için başı oldukça kalabalık. Bu sene seçim yapacak…