Eksi puan verArtı puan ver
+49 puan
53 oy
Loading ... Loading ...

ShareÜlkemizde ekonominin son dönemde gelişmesi ile işletmelerin önemi artmış ve aile temelli işletmelere daha yakın bir ilgi doğmuştur. Dünyadaki hemen tüm özel sektör işletmeleri, bazı istisnalar dışında , aile şirketi olarak doğmuş ve gelişmiştir. Girişimci bir aile bireyi tarafından kurulan işletmeler başarılı olup gelişmiş; ancak bazıları yaşamlarını sürdürürken diğer bazıları kapatmak veya el değiştirmek durumunda kalmıştır.
Aile işletmesi kavramı sadece mini, küçük ve orta ölçekli işletmeleri kapsamaz. Büyük ölçekli şirketlerde aile işletmesi durumunda olabilir. Ülkemizde özel sektör  işletmelerinin en küçüğünden en büyüğüne kadar hemen hepsi bu durumdadır.
Aile işletmelerinde karşılaşılan sorunlar ve muhtemel çözüm yolları olarak şunları sayabiliriz:

Aile ile şirket ayrımı net olmalıdır: En önemli sorun aile içi ilişkiler ile işletme işlerinin birbirine karışmasıdır. Aile, bir sosyal kurum olarak, duygu ağırlıklı bir…

1 Şubat 2010 |
Yazar: admin
Eksi puan verArtı puan ver
+69 puan
74 oy
Loading ... Loading ...

ShareÖzellikle okul sonrası ilk iş tecrübeleri, hayatınızın kalan kısmında ne yapacağınız ve nerede olacağınızla birebir ilintilidir. Türkiye’de ki işletmelerin yüzde 99.8′ini KOBİ’lerin oluşturduğu göz önüne alınırsa, ilk girdiğiniz işyerlerinin şirket sahibi tarafından yönetilen bu küçük ya da orta boy işletme olması da çok olası. Burada edineceğiniz iş yaşamı kültürü, geleceğinizide önemli ölçüde şekillendirecektir. Bu nedenle, evet denemeden göremeyeceksiniz belki, ama patronunuzu doğru seçin. Patronunuz size aşağıdaki kriterde sorun çıkarıyorsa, yol yakınken dönmenizi tavsiye ederim.
DUYGUSALLIK ve PROFESYONELLİK
Bazı patronlar duygusaldır. Bunlar karar ve yargılarını duygularına göre verdikleri için iş hayatında olması gereken küsme, kafayı takma, kinlenme gibi geçici olması gereken duyguları uzatırlar ve yoğunlaştırırlar. Böyle patronlara denk gelirseniz, parayı ve kariyeri düşünmeden ayrılın. Taviz  vermeyen bir yapınız varsa,önünüz şimdi olmasa bile…

Eksi puan verArtı puan ver
0 puan
1 oy
Loading ... Loading ...

ShareRoman okur musunuz ? Roman okumanın ?iyi yönetici? olmaya katkısı var mıdır acaba? Ya da daha genişletelim sorumuzu: Roman okumanın ?kariyeri geliştirici? etkisi olabilir mi? Bu soruya cevaben, bazı insanların aceleyle ?kel alaka şimdi ? ? diyebildiklerini duyar gibiyim. Tabi, buradaki ?roman okumayı?, iş ? özel hayat dengesi yolunda kullanılan bir alet anlamında kullanmıyorum. Romanın konusu uzamındaki ve bütünlüğü içindeki çeşitli metinlerin, ayrıştırılarak, bağımsızlaştırılarak, iş hayatına aktarılması ve bu yolla ne gibi dersler çıkartılabileceğinden bahsediyorum.

Gerçekten de, roman okurken, yapıcı olarak düşünebilirsek, iş dünyasına oturtabileceğimiz, kendi gerçekliğimizle dahi hemen ilişki kurabileceğimiz paragraflar bulmak mümkün. Burada, romanın konusu, kim tarafından yazıldığı veya buna benzer etkenler hiç önemli değil. İster aşk romanı, ister tarih, ister macera romanı, ister güldürü olsun, hepsinin içinde, iş…