Eksi puan verArtı puan ver
(henüz oy yok)
Loading ... Loading ...

Geçenlerde posta kutuma düşen bir e-mail beni hayretlere düşürdü, muzip bir gülümseme eÅŸliÄŸinde dahi olsa bir yandan da ciddi olarak düşündürdü. Ve bu yazıda sizlerle bunu paylaÅŸmak istedim. Mailin içeriÄŸi kısaca şöyle: Kahramanımız 6-7 yaÅŸlarında bir kız çocuÄŸu. Anne ve babası kendisine özellikle çocuklar için tasarlanmış bir bilgisayar hediye ediyor. Küçük kızımız hediye paketinin içinden tavÅŸan çıkması yerine bilgisayar çıkmasına çok seviniyor ama bilgisayarın hızı ve sunduÄŸu imkanlar kendisini ?yeterince!? tatmin etmemiÅŸ olacak ki, baÅŸlıyor eleÅŸtirilerine (çocuk dilini bozmadan aynen veriyorum); ?Ama bunda TRT çocuk çalışmıyo. Wireless da baÄŸlanamadı bir türlü. BBC de açılmıyo, Youtube da açılmıyo. DVD de izleyemiyorum, bi de çok yavaÅŸ…?

Böyle bir şeyi siz 20 yıl ya da belki 10 yıl önce bile hayal edebilir miydiniz bilmiyorum, ama ben edemezdim. Sonuçta burada bahsettiğimiz, 6-7 yaşlarında bir küçücük çocuk. Fakat çocuklar artık o kadar erken başlıyorlar ki modern dünyanın nimetleriyle tanışmaya, bazen aklımız almasa da bu tür şeylerin mümkün olabildiğini görüyoruz.

Anne babalarımızın kimi zaman ?ah şimdiki gençler, bizim zamanımızda öyle miydi yaa? diye başlayan hayıfanmalarını biz simdi ?yok artik!? şeklinde yaşıyoruz sanırım. Modern dünyada, teknolojiden endüstriye, matematikten sosyal psikolojiye kadar pek çok alanda çok genç yasta ciddi atılımlar yapmış ?dahi?lerin arka planını son sürat bir ilerlemeye bağlamak yanlış olmasa gerek. Google, youtube gibi değeri milyon dolarlarla ölçülen girişimlerden tutun, süper lüks otomobilleri ya da çok özel haute couture kıyafetleri tasarlayan genç isimlerin hepsinin ortak bir paydası var sanırım: Özellikle 90 sonrası ortaya çıkan neredeyse ışık hızındaki gelişmeleri eş zamanlı olarak deneyimlemiş olmak.

Gerçek şu ki, son 20 yıl herkesi çok değiştirdi ve bizleri bazen aklımızın sınırlarını zorlayan yepyeni bir kuşakla da tanıtırmış oldu. Küresel olarak sanayi devrimi sonrası ortaya çıkan ve 2 büyük dünya savaşıyla kesintiye uğramış olsa da aslında hız kesmeden devam eden ilerleme hamlesi, ilk yıllarında ancak oda büyüklüğünde mekanlara sığan bilgisayarları şimdi ?1,5 kiloya inen, taşınabilir notebook?lar nasıl daha haffeştirilebilir? noktasına getirdi. Biz şimdi yolun neredeyse tamamını kaplayan o büyük ve geniş Amerikan arabalarını hatırlayıp nostalji yaparken büyük çoğunluğu gençlerden oluşan tasarımcılar daha kompakt, daha az yakan ve böylece çevreyi daha fazla kollayan, hatta su enerjisiyle de çalışabilen hybrid arabaları nasıl daha az paraya ?mal ederiz? in cevabını arıyor.

Ve simdi 40?li, 50?li yaşlarını süren bir kuşak, aslında bugünkü kuşağın hazırlayıcısı iken yine de sınıfında bilgisayarla ders yapmakla kalmayıp bir başka okula bağlanarak ünitenin ?güneş sistemi? konusunu başka bir okulun bir sınıfıyla ileme olgusunu deneyimliyor, yakın bir zamanda bunu bile kanıksayacak noktaya gelecekleri düsünülüyor.

Ben asıl, Jetgiller çizgi dizisinden hatırladığımız sahnelerde olduğu gibi annesine ?bu mekiğin hızı da kağnı gibi!? diyecek bir kuşağı da görecek mi insanlık tarihi, onu merak ediyorum. Ütopik zamanların bir parça şaşkın bir takipçisi olarak..

Ege Ertem‘i ÅŸirketinizde konuÅŸmacı olarak görmek için iletiÅŸim formumuzu doldurabilirsiniz.

Ad Soyad (gerekli)

E-posta (gerekli)

Telefon (gerekli)

Åžirket

Konu

Yorum, Tavsiye ve İstekleriniz

1 Yorum
  1. prsphne
    27 Tem 2009 00:54

    gercekten ürkütücü bir boyuta vardi teknoloji, ve giderek büyüyor, artik takip edemiyorum telefon modellerini, teknik olanaklari. sindiremiyoruz bile biz. bizden sonraki nesiller cok daha cabuk alisip sindirecek sanirim. sasirmamak gerek :)

Yorum Yapın