Eksi puan verArtı puan ver
+37 puan
43 oy
Loading ... Loading ...

Doğduğumuz anı, şehri, mekanı, ailemizi, cinsiyetimizi seçemiyoruz ama bir kez dünyaya geldikten sonra hayatın farklı anlarında bir çok farklı seçim yapmak durumunda kalıyoruz. Bebeklik döneminde ? kendimizin farkında olmadığımız dönemde- bile yaptığımız seçimlerimiz var; farklı farklı yöntemlerle uyuyoruz, farklı şekilde besleniyoruz, farklı konularda huysuzluklarımız oluyor, farklı hastalanıyoruz, farklı dönemlerde gelişimimizi tamamlıyoruz, farklı beceriler gösteriyoruz? Yaşımız büyüdükçe de farklılaştığımız alanlar çeşitleniyor. Alışkanlıklarımız, mesleklerimiz, dekorasyon zevkimiz, damak tadımız, tatil keyfimiz, zaman kullanımımız, hayattan beklentilerimiz çeşit çeşit? Dünyadaki tüm insanların parmak izlerinin birbirinden farklı olması gibi hayattaki bilinçli ya da bilinçdışı seçimlerimiz de birbirimizden farklı. Bilinçdışı seçimlere pek dokunamasak da mesele bilinçli yaptığımız seçimlerle mutlu olabilmek de?

Kendimizin bilincinde olmaya başladığımız ilk andan itibaren ? herhalde 11/12 yaşlarımıza denk düşüyor ? önce eğitim hayatımızla ilgili, sonra mesleki yönelişle ilgili seçimler yapmak durumunda kalıyoruz. Eğitim ve meslek dışında arkadaşlıklar, gidilecek yerler, okunacak kitaplar, izlenilecek filmler gibi başka bir çok konu da var seçimlerimizce belirlenen. Yaşamın farklı alanlarında, farklı konularda verilmesi gereken bir dolu kararla başa çıkmaya ve doğru adımları atmaya çalışıyoruz. Peki bunu yaparken dayanak noktamız neresi olmalı? Hangi kriterlerle beslenen seçimler bize mutluluk, başarı, her anlamda tatmin getirir?

Yaşadığımız iletişim çağında dışarıdan gelen etkilere çok açığız aslında. Lise, üniversite tercihlerimizi yaparken, sonrasında kariyer yolculuğumuzu çizerken gerek ailemizden, gerek arkadaşlarımızdan, gerek okuduklarımızdan gerekse yakın çevremizden oldukça etkileniyoruz. Verdiğimiz kararlar da bu etkilerin izleri illa ki olacaktır ama ağırlığı çok fazlaysa, yani dönüp kendi beklentilerimize hiç bakmıyorsak vereceğimiz kararlar ne derece sağlıklı olacaktır? Kendi beklentilerimiz doğrultusunda karar verebilmek içinse yol, kendimizi tanımaktan geçiyor. Ünlü filosof Sokrates yüzyıllar öncesinde ?kendini tanı? diye buyurmuştu. Kendimin ne kadar farkında olursam, hayattan beklentilerimi ne kadar somut bir şekilde dillendirirsem, geleceğe dönük rotamı çizebilmişsem hayatın her alanında vereceğim kararlar benim için o kadar isabetli olacaktır.

?Kendimi Tanımak? meselesi tüm seçimlerimde en temel mesele olmalı iken gözlemliyorum ki aslında en son akla gelen konu oluyor. Mesele iş ve eş seçimi gibi hayatın ağır toplarıyla ilgili olduğunda ise ?kendimi tanımak? meselesi daha da önemli hale geliyor. Lise döneminde hangi alanı seçeceğimi hasbelkader seçiyorum. Daha sonra üniversite seçimine sıra geliyor, yine tesadüfler ve dış etkiler rol oynuyor büyük ölçüde, sonra iş bulma meselesi zaten değişen pek bir şey olmuyor. Arkadaşlarımızdan duyduklarımız, çok para getireceğine inandığımız meslekler, ailemizin kulağımıza küpe yaptıkları ile yaşantımızın tümünü geçireceğimiz mesleğimizi seçiveriyoruz.

Çoğu zaman kendi beklentilerimizden önce ailemizin beklentilerini karşılayacak prestijli meslekleri seçmek yönünde kararlar veriyoruz. Bazılarımız direniyor. Ailesinden gelen tıp ?vb- okuması yönündeki baskılara rağmen kendi istediği alanı seçen öğrenciler de olabiliyor. Hatta bazen çocuklarının mutlu olacağı mesleklerde olması yönünde onları destekleyen ailelerle de karşılaşıyorum. En azından bir 10 yıl öncesine kadar daha fazla oranda karşılaşıyorum. Bu da kariyer yolculuğu konusunda aslında inançlarımızın değiştiğini gösteriyor bana.

Geçtiğimiz haftalarda bir lise öğrencisiyle yaptığım görüşme de bu konudaki bilincin arttığını bana bir kez daha gösterdi. Lise birinci sınıfa giden biri için kendisine ait farkındalığı oldukça yüksek bir gençti. Okulda bir ders sırasında öğretmeninin mesleklere yönelik sorduğu bir soruyla kafasının bu konuda oldukça karışmış olduğunu fark ediyor ve bu konuda biraz daha netleşmek için destek almakla ilgili olarak ailesiyle görüşüyor. Lise birinci sınıfta bunu düşünebilmesi ve kendini tanıma yolunda böyle kararlı olması beni gerçekten etkiledi. Çünkü bu işler genelde yumurta kapıya dayanınca yapılır. Sınavdan 1 ay önce kişiler farklı uzmanların kapılarını aşındırmaya başlarlar.

Kendimizi tanımak seçimlerimiz söz konusu olduğunda ve en çok da mesleki seçimlerimizde en temel kriterlerimizden biri ve dayanak noktamız ise bu konuda neler yapabiliriz? İşe sorular sormakla başlayabiliriz: hangi konular benim ilgimi çekiyor? Neleri yaparken mutlu oluyorum? Çocukluğumda nelere ilgim vardı? En güçlü özelliklerim hangileri? Güçlü özelliklerimle hangi alanlarda başarılı olabilirim? Kimleri örnek aldım? Kimlerden etkilendim? Gelecekten beklentilerim ne? Hangi ortamlarda mutlu hissediyorum? ?

Bu ve benzeri sorulara verdiğim yanıtlar benim yolumu aydınlatmadıysa, kendime dair farkındalığımı arttırmadıysa kişilik envanterlerinden yararlanabilirim. Bu uygulamanın sonunda alacağım rapor bana kendimle ilgili bir dolu bilgi verecektir. Bu bilgilerden yola çıkarak seçimlerimi yönlendirebilirim. İlla tek bir kaynaktan yararlanacağım diye bir husus da yok. Bir çok farklı kaynaktan yararlanarak yönümü çizebilirim, konu her ne olursa olsun. Sonuçta kendimiz için en doğru kararı verecek olan yine biziz. Bu kararı verirken de kendimize yönelik gözlemlerimizi arttırmakla işe başlarsak temel doğru adımlarımızı atmış olacağız.

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın