Eksi puan verArtı puan ver
+20 puan
23 oy
Loading ... Loading ...

Hızlı büyüme döneminin gerçekleştiği 2003-2006 yılları sonrasında 2007 yılı son çeyreğinden itibaren, ABD konut sektörü ve paralelinde kredi piyasasında yaşanan sorunların global büyüme ivmesi üzerinde kalıcı etkisi öne çıkmış bulunmaktadır. ABD konut sektöründen başlayarak 2007 yılının ikinci yarısıyla birlikte tüm dünyayı etkisi altına alan kredi krizi, 2008 yılı son çeyreğinde Lehman Brothers?ın batışıyla birlikte sistemin devamlılığına yönelik bir güven krizine dönüştü. ABD ve AB ekonomilerindeki büyüme oranları ve libor faizleri ile Fed faizi arasındaki farka dayanarak geliştirmiş olduğumuz modelden görüleceği üzere, LB?ın battığı ve ABD ekonomisinin en şiddetli daralmasını yaşadığı 2008 son çeyreğinde kriz (ve de risk algılamasını gösteren model endeksimiz) zirve seviyesine ulaştı. Devamında alınan olağanüstü mali ve parasal önlemlerle birlikte son birkaç aydır küresel daralmanın hızında yavaşlama görülürken, kredi piyasalarında da görece rahatlama yaşandı. Bu paralelde risk algılaması da gerilerken, özellikle Mart ayı ortalarından itibaren bu durum global çapta varlık fiyatlarına da yansıdı. Bununla birlikte alınan tüm önlemlere karşın sürecin 2010 yılına kadar azalan ivme ile de olsa devam etme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyoruz. Söz konusu beklentimizi özellikle kriz sonrası oluşan döngülerle açıklamaktayız. Yapılan araştırmalar doğrultusunda ekonomik kriz sonrasında üç yıl süresince fiyatlar (gayrimenkul ve menkul bazında) azalan seyir içinde, devam eden 4 yıl süresince ise artan seyir içinde hareket etmektedir.

Bu durumda 2000- 2003 azalan, 2003 ? 2007 artan trendi beraberinde getirirken, 2007 ? 2010 ise tekrar azalan trendi öne çıkarmış bulunmaktadır. 2007 yılı son çeyreğine kadar yaşanan hızlı büyüme döneminin ardından, son 2 yıldır büyüme trendlerinin hız kestiği görülürken ekonomik iyileşmeler döngüsü uyarınca, 2009 yılı sonuna kadar büyüme ivmelerinin yavaşlamaya devam edeceği ardından ise normalleşeceği bir döneme girileceğini tahmin ediyoruz.

Bu aşamada ABD ve AB cephesinde son birkaç aydır dipten dönüş sinyalleri veren ekonomik verilerdeki iyileşmenin ne yönde ve hangi ivme ile devam edeceği takip edilmektedir. Krizin çıkış noktası olan ABD ekonomisinden gelen son veriler (bugün itibariyle) yılın ilk iki çeyreğinde devam eden daralmanın, üçüncü çeyrekle birlikte pozitif büyüme dönemine geçileceğine ait beklentileri destekler nitelikte gerçekleşmektedir. Tabi bu aşamada kesin bir yargıya varmak için Ağustos ve Eylül ayı gerçekleşmelerine ihtiyaç vardır. ABD?de Temmuz?da öncü göstergeler %0.6 yükseldi ve ekonomik iyileşmenin yakında başlayacağına, resesyonun sona erdiğine dair işaretlere bir yenisini ekledi.

Canlanan otomotiv sektörü önderliğinde ABD?de Temmuz?da sanayi üretimi de Ekim?den beri ilk defa yükseldi. Mevsimsel olarak ayarlandığında sanayi üretimi %0.4 arttı, Haziran?da %0.4 düşüş yaşanmıştı. Üretim geçen yıla göre yüzde 13 düşmüş olsa da aylık bazda yaşanan artış krizin başlangıcı olan Aralık 2007?den beri kaydedilen ikinci artış niteliğinde. Sanayi üretimindeki artışın temel sebebi motorlu araç üretimindeki yüzde 20.1?lik iyileşme oldu. Bölgesel imalat endekslerinde de toparlanma eğilimi devam ediyor. Philadelphia Fed İmalat Endeksi Ağustos ayında bir ay önceki -7,5 düzeyinden 4,2?ye yükselerek uzun süreden sonra imalat sektöründe genişlemeye işaret etti. Özellikle yeni siparişlerdeki artış endeksi pozitif yönde etkilerken stoklardaki gerilemenin de ivme kaybettiği görüldü. Dipten dönüş sinyalleri veren bir diğer sektör de konut sektörü. ABD?de Temmuz?da ikinci el ev satışları %7.2 artışla yıllın 5.24 milyon oldu. Bu, Ağustos 2007?den beri görülen en yüksek rakam işaret etmektedir.. Satışlar dört aydır artmaya devam ediyor. 4 aydır aralıksız yükselerek 2 yılın yüksek seviyelerine ulaşan ev satışları verisi, sektörde krizin negatif etkilerinin hız kesmekte olduğuna dair beklentileri güçlendirdi. En kötünün geride kaldığını gösteren söz konusu verinin, ekonomik aktivitelerin kötünün iyisi olarak niteleyebileceğimiz koşullara döndüğünü işaret etmekle birlikte, kendi zirve seviyelerinden uzakta olduğunu ve ilgili seviyelere ulaşmanın 2010 2. yarısından sonra mümkün olmasını beklediğimizi özellikle belirtmek isteriz. Sonuç olarak 2007 Aralık ayından itibaren resesyonun devam ettiği ABD?de söz konusu sürecin sonuna yaklaşıldığı görülmekle birlikte, özellikle yüksek işsizlik oranı ve tüketim harcamalarındaki zayıf seyir ekonomik toparlanmanın uzun zaman alacağına işaret ediyor.

Ekonomik döngüde ABD ekonomisini takip eden euro bölgesinde de ekonomik anlamda en kötünün geride kaldığı görülmekle birlikte ciddi ve kalıcı bir toparlamadan bahsetmek için henüz erken olduğunu düşünüyoruz. Almanya ve Fransa?nın büyümeye dönmesiyle Euro Bölgesi?nde ekonomi ikinci çeyrekte beklentilerin altında daraldı. GSYİH ilk çeyreğe göre yüzde 0.1 daralırken ilk çeyrekte daralma yüzde 2.5 olmuştu. Beklenti yüzde 0.5?lik bir daralma olacağıydı. Yıllık bazda bakıldığında ise ilk çeyrekte %4,9 daralan bölge ekonomisi ikinci çeyrekte %4,7 oranında küçülme yaşadı.

Yurtiçinde de benzer bir görüntü hakim. Bir yandan gelen veriler ekonomide en kötün geride kaldığını ve toparlan eğiliminin öne çıktığını gösterirken diğer taraftan toparlanmanın uzun zaman alacağı ve tüketicilerin hala temkinli olduğunu gösteriyor. Son açıklanan TCMB Tüketici Güven Endeksi Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 3,40 düşüş göstererek 82,37 seviyesine geriledi. Mart ayından bu yana sürekli yükseliş trendinde olan endeks böylece ilk kez gerilemiş oldu.

Önümüzdeki dönemde ABD ekonomisinin yavaş bir ivme ile toparlanması beklenirken; ekonomik döngü gereğince AB bölgesinde toparlanmanın 2010 ikinci çeyreğini bulması beklenmektedir. Kredi piyasalarında, LB?ın batışı boyutunda bir olay yaşanmayacağı varsayımıyla risk algılamasını ölçen model endeksimiz bize daralma sürecinin kendini ekonomik durgunluğa bıraktığını göstermektedir. Ancak 2007 yılbaşı seviyelerine dönmesi için daha uzun zamana ihtiyaç olduğunu ve global ekonomide kalıcı toparlanma sinyallerinin ortaya çıkması gerektiğini düşünüyoruz.

Uluslararası Para Fonu IMF Temmuz ayında güncellediği Küresel Ekonomik Görünüm Raporu?nda global ekonominin resesyonun dip noktasından tırmanmakta olduğunu, ancak toparlanmanın zayıf olmasının beklendiğini belirtti. Kurum, 2010 yılı için global büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Artışın özellikle ABD ve Japonya büyüme tahminlerindeki yükselişten kaynaklandığı belirtildi. IMF?nin Nisan ayında yüzde 1.9 olarak açıkladığı 2010 global gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYH) büyüme tahmini, 0.6 puan yukarı revize edilerek yüzde 2.5 oldu. Ancak Nisan ayında yüzde 1.3 olarak açıklanan 2009 yılı global ekonomi daralma tahminini ise 0.1 puan artarak yüzde 1.4 daralmaya çıkardı.

Artmaya devam eden işsizlik, krediye ulaşmakta yaşanmaya devam güçlükler ve üretim kısıtlamalarıyla negatif büyümelerin gerçekleştiği ekonomilerdeki mevcut gerileme sürecinin ivme kaybetmekle birlikte 2009 yılının önemli kısmını da kapsayacak şekilde devam edeceğini düşünüyoruz. Geçen yılın başından itibaren öne çıkarmaya çalıştığımız gibi, ağırlıklı beklentimiz 2007 yıl sonu ? 2010 yıl sonu olarak belirlemiş olduğumuz döngünün etkisinde, ekonomilerde azalan trendlerin öne çıktığı dönemleri yaşamaya devam ediyoruz.

Bu yazı arzuodabasi.com adresinde de yayınlanmıştır.

Arzu Odabaşı’‘nı şirketinizde konuşmacı olarak görmek için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.

Ad Soyad (gerekli)

E-posta (gerekli)

Telefon (gerekli)

Şirket

Konu

Yorum, Tavsiye ve İstekleriniz

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın