Markalar için İngilizce?de ?asset? olarak adlandırılan, Türkçe?de ise belki ?varlık? olarak tanımlayabileceğimiz değerlerden bahsediyoruz. Tabi bu değerlerden bahsederken, markaların gayrimenkul varlıklarından veya banka hesaplarındaki mevduatlarından bahsediyor değiliz. Somut olarak değerlemesi çok daha zor olan marka varlıklarından bahsediyoruz ve bu marka varlıkları markanın pazarlamasını yapan ekipler tarafından çok uzun soluklu emekler ve yatırımlar sonucunda yaratılıyor. Örneğin Coca-Cola markası için bugün futbol platformunda ?milli takım sponsorluğu?, ?kulüp sponsorlukları?, ?grassroots-altyapı programları? ve ?futsal-salon futbolu? gibi faaliyetleri; müzik alanında ?Rock?n Coke Festivali?ni, Fanta?nın ?Fanta Gençlik Festivali?ni bu markaların önemli değerleri olarak gösterebiliriz.
Rock?n Coke beşinci yılını geride bırakmış bir festival ve Avrupa?nın hatırı sayılır, önemli festivallerinden biri haline gelmiş durumda. Gerek festivalde performans sergileyen yabancı ve yerli sanatçı kadrosu, gerek festival alanında yaratılan ortam, bugün bu festivalin kendisini ispatlamış ve talep gören bir festival olmasını sağlamış unsurlar arasında. Coca-Cola da bu festival aracılığıyla kendisine önemli bir iletişim platformu hazırlayan ?müzik? teması etrafında önemli bir paydaş olmuş durumda.
Başka bir platform olan futbolda bugün uzun zamandır istikrarla sürdürülen yatırımlar meyvelerini vermiş durumda ve Nielsen?in verilerine göre Coca-Cola, ?futbol? dendiğinde araştırmalarda akla gelen ilk üç isimden biri.
Baktığınızda kolaymış gibi gözüken bu yatırımların hepsi, kendi içinde başka bir marka aslında. Dinamikleri farklı, işin içinde olan kontak kişiler ve onların dünyaları farklı.
İşte bu noktada bu tür ?marka değerleri? yaratmanın ve bunları korumanın ne denli zorlaştığı çıkıyor ortaya. Düşünün ki siz bir futbol markası değilsiniz ama futbolu bütün dinamikleriyle ?futbol? işi yapanlar kadar anlamak ve sindirmek zorundasınız. Sonra da dönüp “Bir dakika, şimdi ben bu anlayış ışığında kendi markam için en doğru programları nasıl oluşturabilirim?” diye karar vermek zorundasınız.
Bugün her geçen gün popülaritesini arttıran ve gençliğin vazgeçilmezleri haline gelen mobil dünyayı ve sanal dünyayı bütün işleyişiyle ve yenilikleriyle anlamak, takip etmek ve dönüp kendi markanız için en etkin programları geliştirmek zorundasınız. Aksi takdirde ?pasif sponsorluk? ötesine geçmeyen yatırımların kararını vermiş yöneticiler olmaktan kurtulamazsınız.
İşte size bu yazıda bazı ipuçlarını vererek, bu tür programlara başka bir gözlükle bakmanızın faydasını anlatmaya çalıştım. Umarım hayatımıza renk katan marka programlarını takip edip keyfini çıkarırken, bu okuduklarınız ışığında resmi daha geniş açılı değerlendirip bazı çıkarımlarda bulunabilirsiniz.
Aman dikkat! Bütün programları da bu tür yaklaşımlarla irdelemeye çalışarak hayatınızı zora sokmayın. İnanın bu çok yorucu. Programların keyfini sürün. Keyif aldığınız programların hakkını verin.
Sevgi ve saygılarımla…
Levent Soygür”ü şirketinizde konuşmacı olarak görmek için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.