Bir kere üniversite hayatı başladı mı şirketlerle ve onların İK çalışanlarıyla tanışma zamanı da gelmiş demektir. Daha üniversitenin ilk sınıfından itibaren bir gelecek kaygısı başlar ve nerede staj yapsam sorusuyla kendimizi bir mülakatın ortasında buluruz.
Ben de ilk kez, üniversite ikinci sınıftayken okulumuzun Kariyer Günleri?nde, hangi ÅŸirketten olduÄŸunu bile hatırlamadığım bir İK yöneticisinin karşısında bulmuÅŸtum kendimi. Herkes bir ÅŸeyler yapıyor bari ben de en azından bir yerle görüşeyim duygusuyla oturmuÅŸtum o masaya ama sonradan da bin piÅŸman olmuÅŸtum. Karşımdaki kiÅŸi mezun olduktan sonra ne yapmayı düşündüğümü sordu. Ben de büyük bir ÅŸaÅŸkınlık ve kafa karışıklığı içinde tam da emin olmadan aslında, üniversitede kalmayı düşündüğümü söyledim. O anı hiç unutamıyorum. Kadıncağız gülümsedi ve sonra birkaç soru daha sordu. Ama belliydi ki benim için görüşme aslında orada bitmiÅŸti.…
Deloitte ve Capital dergisi tarafından bu yıl ikincisi yapılan Yönetim Kurulu Araştırması, önemli sonuçları ortaya koyuyor. Ankete katılan 136 yönetim kurulu üyesi, kapsamlı sorulara yanıt veriyor. Anket genel olarak, yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurullarının etkililiğinden ve uygulamalarından memnun olduklarını, ancak gelişim için halen bir pay bulunduğunu düşündüklerini ortaya koyuyor. Katılımcıların çoğunluğu CEO?nun performansının etkili bir şekilde değerlendirildiğini ancak yönetim kurulunun, üyelerinin ve komitelerinin performanslarının değerlendirilme süreçlerinin daha az etkili olduğunu belirtiyor. Yönetim kurullarının yüzde 61?i şirket kültürünü yakından takip ettiğini vurguluyor. Yönetim kurullarının yüzde 61?i CEO dışındaki yönetim kadrosunu performans değerlendirme sürecine aldığını ifade ediyor.
Deloitte çalışmasına katılanların yüzde 78′i yönetim kurullarının her zaman genel müdüre yeterli hareket özgürlüğü verdiÄŸini belirtiyor. Yüzde 75?i de, yönetim kurulu baÅŸkanının genel müdürü iÅŸinde en çok destekleyen kiÅŸi olduÄŸunu ifade etmiÅŸtir. Yönetim kurullarının bağımsızlığı…
Tam da yeni yazımı yazmak üzere hazırdım. İlk olarak size giyilebilir mobil telefonlardan bahsedecektim. İş ortağım odama girdi ve bana ?camdan bak? dedi. Bir teknoloji perakendecisi yeni promosyonunu duyurmak için develerin üzerine ilanlar koymuÅŸ İstanbul?un en iÅŸlek caddelerinden birinde dolaÅŸtırıyor. Tabi ben de laf bitti. Åžimdi nasıl olacak da mobil telefon, projektör, geliÅŸmiÅŸ bir arama motoru vs içeren bu cihazı anlatabileceÄŸim! Denemekte fayda var. Bu harika cihaz ile klavye derdiniz yok. Yazı yazmak gerektiÄŸinde (sms, e-posta veya metin) projektör istediÄŸiniz yere klavyeyi yansıtıyor ve bir bilgisayar klavyesinde yazar gibi süratle ve kolaylıkla yazıyorsunuz, birisi ile mi tanıştınız mobil cihazınız hemen elini sıktığınız kiÅŸi ile google?da aramalar yapıyor ve yansıtıyor. Yani bu tanıştığınız kiÅŸi perde niyetine kullanıldığından haberdar deÄŸil. Evinizde tükettiÄŸiniz ürünleri cihazın barkod okuyucusundan…
Yaz süresince üniversite öğrencileri için yapılan bir projede büyük keyif alarak eğitmen olarak çalıştım. Bu projede, aslında daha çok öğrenen taraf ben oldum.. Özellikle de, gençlerin neyi beğendiklerini anlamaya çalışmak, gelecekte hangi şirketlerin ayakta kalacağını ve değerlenmeyi sürdüreceklerini anlamak açısından çok önemliydi.
Dedim ya.. Onlar eğitim aldı ama ben onlardan daha çok öğrendim..
En dikkatimi çeken ise en beğendiğiniz markalar sorusuna verilen yanıttı. Böyle büyük bir oy birliği herhangi başka hiçbir konuda yaşanmaz. Apple ve Google kalplere taht kurmuş.
Fortune Dergisi tarafından her yıl düzenlenen dünyanın en beğenilen markaları ?The Most Admired Companies? araştırmasında Apple?ın birinci sırada, Google?ın ise dördüncü sırada yer almasına hiç şaşmamak gerek.
Apple, kullanıcısı ile duygusal bir baÄŸ kurmayı, kullanıcı sadakatini artırmayı ve müşterisinin ihtiyaçlarına göre kendini yenilemeyi bilen bir marka. Ipod,…
Aslında günümüz tüketicisinin promosyonlara karşı giderek duyarsızlaÅŸmasının ana sebebi perakende sektöründe çalışan bizleriz. Son zamanlarda o kadar çok promosyon ve fiyat indirimi uygulanıyor ki ÅŸirketler bir süre sonra promosyonla farklılaÅŸamıyorlar, tüketiciler ise promosyonsuz bir ürün almaz hale geliyorlar. Amerika?nın önde gelen Direct Marketing ajansı Zipatoni?nin CEO?su Jim Holbrook?un da söylediÄŸi gibi ?…Aşırı promosyon, aşırı ilaç kullanmak gibidir. Bir süre sonra etkisiz hale gelmeye baÅŸlar, ama yine de bırakamazsınız…?. Romanya?da dünyanın önde gelen araÅŸtırma ÅŸirketlerinden biri tarafından yapılan bir perakende araÅŸtırmasında, tüketicilerin maÄŸaza seçimlerini yaparken sırasıyla en çok ekteki kriterlere önem verdiÄŸi gözlenmiÅŸtir.
1. Kaliteyi uygun fiyata satın alabilmek
2. Geniş ve bol çeşitli bir ürün portföyü
3. Tüm istenen şeylerin bir mağaza çatısı altında toplanması
4. Çekici ve ilgi uyandıran promosyonlar
?Düşük/Ucuz Fiyatlar? ise…
Ulus markaları konusunda uzman, Simon Anholt?ın “Global Ulus-Marka Endeksi”nde Türkiye?nin 40 ülke arasında 34. sırada olduÄŸunu üzülerek okumuÅŸtum.
Anholt, bu araştırmada insanların, ülkeler hakkındaki algılarını sorguluyor. O ülkenin kültürü, siyaseti, ticari, markaları, turizmi hatta sıradan insanları hakkında ne düşündüklerini araştırıyor.
Marka endeksinde tepesinde 20 trilyon dolar marka değeri ile ABD; Japonya 9 trilyon dolar ile ikinci sırada?
Türkiye’nin marka deÄŸeri ise yalnızca 306 milyar dolar.
Burada dikkat çeken önemli bir husus ise ülkelerin ekonomik performanslarıyla ulusal markaların direkt bir bağlantısı olmadığı.
Ancak, ulusal markaların değerlerini ülkelerin liderleri, ülkenin insanları birebir etkiliyor. Örneğin, Mandela Güney Afrika?nın şöhretini iyileştiriyor.. Amerika?nın marka değeri ile liderleri arasında da direkt bir ilişki var.
Bir ülke kendini ne kadar iyi tanıtırsa, ne kadar kendini anlatma fırsatı bulursa marka deÄŸerini de o…
Ben bu yazımda pazarlama çabalarından yeni ve etkili bir örnek olarak öne çıkan experiential marketing (deneyimsel pazarlama) ve bunun market içi uygulaması olan retailtainment (perakendEğlence) konusunu ele alacağım.
Deneyimsel Pazarlama; pazarlama yapmak için ürünün faydalarından ziyade müşterinin deneyimlerinden yararlanmayı esas alan yeni ve etkili bir anlayıştır. Bu yöntemin başarılı olmasının özünde tüketicilerin artık alışveriş tercihlerini daha önce edindikleri deneyimler doğrultusunda yapma eğilimleri var.
Deneyimsel Pazarlama?nın amacı tüketicilerle kişisel ve hatırlanabilir bir yolla ilişki kurma, onların bu ilişkiye katılımını sağlama ve böylece tüketicilerle markalar arasında duygusal bağlar yaratmak. Temel fayda olarak görünenler ise:
1.İşlevsel yararlardan çok tüketicilerin tercihlerini belirlemede daha önemli rol oynayan deneyimlerden elde edilir. Satın almaya yönlendirir.
2.Deneyimler tüketicilere daha yüksek tatmin seviyeleri sunmaktadır
3.Katılım ve etkileÅŸim saÄŸladığından tüketicilere daha anlamlı ve…
Hızlı büyüme döneminin gerçekleÅŸtiÄŸi 2003-2006 yılları sonrasında 2007 yılı son çeyreÄŸinden itibaren, ABD konut sektörü ve paralelinde kredi piyasasında yaÅŸanan sorunların global büyüme ivmesi üzerinde kalıcı etkisi öne çıkmış bulunmaktadır. ABD konut sektöründen baÅŸlayarak 2007 yılının ikinci yarısıyla birlikte tüm dünyayı etkisi altına alan kredi krizi, 2008 yılı son çeyreÄŸinde Lehman Brothers?ın batışıyla birlikte sistemin devamlılığına yönelik bir güven krizine dönüştü. ABD ve AB ekonomilerindeki büyüme oranları ve libor faizleri ile Fed faizi arasındaki farka dayanarak geliÅŸtirmiÅŸ olduÄŸumuz modelden görüleceÄŸi üzere, LB?ın battığı ve ABD ekonomisinin en ÅŸiddetli daralmasını yaÅŸadığı 2008 son çeyreÄŸinde kriz (ve de risk algılamasını gösteren model endeksimiz) zirve seviyesine ulaÅŸtı. Devamında alınan olaÄŸanüstü mali ve parasal önlemlerle birlikte son birkaç aydır küresel daralmanın hızında yavaÅŸlama görülürken, kredi piyasalarında…
İş dünyasında bir büyüğüm bir aileyi, apartmanı, mahalleyi veya devleti yönetmekle bir şirketi yönetmek arasında hiç fark yoktur demişti. Geçenlerde düşündüm Türkiye Cumhuriyeti?nin niye pazarlama yönetimi ve pazarlama iletişimi faaliyeti yok!
Pegasus Havayolları ile yaptığımız bir toplantıda 2009 balından bu yana elliden fazla kampanya yaptıklarını söylemiÅŸlerdi. Ben de toplantıdan sonra 29 Ekim tatili için uygun fiyatlı bir uçuÅŸ bulursam yurt dışında bir tatil yapmayı düşündüm ve iki kiÅŸi için gidiÅŸ dönüş Amsterdam uçak bileti buldum 750 TL?ye fakat baktım ki pasaportumun süresi dolmak üzere. Ve beÅŸ yıllık pasaport harcı 560, pasaport cüzdan bedeli ise 90 TL. yaklaşık 15 yıldır yurt dışına seyahat ediyorum. Hiç istatistiklere bakmadım ancak kiÅŸisel algı olarak söyleyebilirim ki bu 15 yılda uçak bileti fiyat endeksi belki de 100?den…
80li yıllarda, iş dünyasında esmeye başlayan Japon rüzgârları bizleri yeni bir terimle daha tanıştırdı: Glokalizasyon!
Yurdum insanı daha küreselleÅŸme havasına yeni girmiÅŸken, bir de yerel bilginin deÄŸeri ortaya çıkmaz mı? Ne kadar kafamız karıştı sormayın. Henüz adını bile telaffuz edemediÄŸimiz ( heyçebsibi, hesebece, haÅŸesbisi, heyçesbisi, vb ) banka sayesinde dünyanın yerel bankası olmak gerektiÄŸini aldık. Bu ÅŸok dalgasının üstüne, ekranlarda porselen diÅŸleriyle ve sıkı sıkı tuttuÄŸu misvak sapıyla gülümseyen dede hayatımıza girdi. Çünkü iki yüz yıllık global diÅŸ macunu markası, ben nasıl küresel düşünüp yerel hareket edebilirim planlamasına giriÅŸti. Sözüm ona tüketici araÅŸtırması yapan bu küresel marka, Türkiye?de Misvak bilinirliliÄŸinin % 48 olduÄŸu ortaya çıkardı. Bu arada, görünen o ki, Türk bilim adamları glokalizasyon kavramıyla uzlaÅŸamadı; İzmir DiÅŸ Hekimleri Odası Misvak özlü diÅŸ macunu reklâmlarının,…