Dünyada bugün çok zorlayıcı değişim rüzgarları esiyor. Kimileri türbülans diyor buna kimileri dünyayı yeniden biçimlendiren bir kasırga. Özellikle dünyayı şekillendiren güçlerdeki yönetim değişikliklerine ve ek olarak tarihin en geniş etkili durgunluk krizine bakınca, bunu bir kasırga olarak nitelemek yanlış olmaz. Ancak bu nitelemeyi tamamlamak için rakamlara da bakmamız gerekir. Gelin bu yazıda beraberce hem Türkiye hem de dünya genelinin şu andaki yaşam biçimlerini rakamlarla değerlendirelim.
Önce yönetimler. 2009, seçimlerle dolu bir yıl. Her ne kadar ABD Başkanlık seçimleri Kasım 2008?de yapıldıysa da ?büyük bir zihniyet değişiminin mimarı? olacağı öngörülen Obama, bayrağı bu yılın Ocak sonunda devraldı ve görünen o ki farkını göstermeye kararlı. Tabii öncelikle çözmesi gereken devasa bir ekonomik resesyon sorunu olduğu için başı oldukça kalabalık. Bu sene seçim yapacak ve yönetim değişikliğine gidecek 5 önemli ülke daha var: Hindistan, Almanya, İran, Güney Afrika ve Afganistan. Hepsi oldukça önemli sonuçlar yaratacak seçimler olarak görülüyor. Ayrıca Avrupa Birliği?nin 27 üyesi, Birlik?in parlamento seçimlerini de gerçekleştirecek. Yani seçim rüzgarları dünya çapında esiyor diyebiliriz.
Şimdi de büyüme?küçülme öngörülerine bir göz atalım. Yıllardır düzenli olarak yüzde 5 civarında büyüyen dünya ekonomisinde, 2009 büyüme beklentisi yüzde 3. Ters bir korelasyonla bu kez sorunu gelişmiş ülkeler daha derinden hissedecek ve resesyondan çok ciddi olarak etkilenecekler. Gelişmekte olan ülkelerinse, IMF tahminlerine göre, bu yılı yüzde 6-7 gibi bir büyümeyle kapatmaları bekleniyor.
Herkes için en büyük problemlerden biri ise işsizlik. Sadece Amerika Birleşik Devletleri?nde krizin büyük şirketlerdeki faturası, Kasım 2008?den bu yana 510 bin civarında insanın işini kaybetmesi oldu. TÜİK?in son rakamlarına göre, Türkiye?deki işsizlik oranı Aralık 2008 itibariyle yüzde 13 oranında artış gösterdi. Buna göre işsiz insan sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 838 bin kişi arttı ve 3 milyon 274 bine ulaştı. Geçen üç ayın da Aralık?tan pek farklı olmadığı hatırlanırsa, bu gerçekten ciddi bir aksiyon alınmasını gerektiren bir rakam.
Ekonomik durgunluğa tüketicilerin nasıl yanıt verdiğine bakarsak, GfK?nın Türkiye Tüketici Güven Endeksi?ne göre endeks 2008 Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 10,9, Kasım ayında da Ekim ayına göre yuzde 3,8 oranında düşüş göstermiş durumda. Aynı araştırmada, tüketicilerin hanenin gelecek 12 ay maddi durumu ve yine gelecek 12 ayın ekonomik durumuna güvenleri ortalama yüzde 11 civarında bir azalmayı ortaya koyuyor. Nielsen?in Global Tüketici Endeksi araştırmasına göre ise Türk tüketicisinin yüzde 91?i ülkenin global bir durgunluk yaşadığını düşünmesine ve her 8 kişiden biri de önümüzdeki bir yıl içinde bu durgunluğun aşılacağına inanmasına rağmen, aynı tüketiciler tüm dünyada en karamsar düşünen ilk 10 ülke arasında da yer alıyorlar. Bu da düşündürücü bir çelişkiye işaret ediyor. Peki bu dönemde tüketiciler harcamalarını nereye ve nasıl yönlendiriyorlar? İşte Ipsos-KMG Tür- kiye 2009 Beklentiler, Tercihler, Beğeniler Araştıması?na göre sonuçlar: Türk tüketicisi eğitim, sağlık ve günlük tüketim harcamalarını kısmazken, eğlence, spor, telefon, kişisel bakım ve ev dışı yeme içme harcamalarında yüzde 10?la yüzde 30 arasında değişen kısıntılara gitmiş durumda. Nielsen?in gelecek 6 ay kısıtlama yapılacak masraf kalemlerindeki tespitlerinde ise giyim (yüzde 84) ve dinlenme?tatil-eğlence (yüzde 72 ile) başı çekiyor. Alışveriş merkezlerindeki yağmur gibi indirimlere ve turizmcilerin bu sene tatil satışlarına çok daha erken başlamış olmalarına şaşmamalı.
Son olarak vermek istediğim kalem, tasarruf yönelimleri. Nielsen? Mediaedge?in konuyla ilgili olarak sorduğu ?zaruri ihtiyaçlar dışında kalan parayla ne yaparsınız? sorusuna, Türk tüketicisi yüzde 51 ile borç ödemek, yüzde 34?le giyime harcamak olarak yanıt…
Ege Ertem”i şirketinizde konuşmacı olarak görmek için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.