Daha önce “Yönetcinin El Kitabı” başlıklı makalemizin birinci ve ikinci kısımlarını yayınlamıştık. İlk kısmına buradan, ikinci kısmına buradan ulaşabilirsiniz.
Keyifli bir ofis her zaman üretken olur. Bu basit kuralları takip ederek herkesin daha neşeli olmasını sağlayabilirsiniz.
Çalışanları tatil ve izin günlerinde ofise çağırmayın, telefonla aramayın. Çalışanlarınızın kendilerine ait zamanlarını acil ve zorunlu olmayan işlerle doldurursanız size kızmalarını ve içerlemelerini garantilemiş olursunuz. Bir işin mutlaka hemen o gün yapılması gerekmiyorsa, izindeki ve tatildeki çalışanlarınızı rahat bırakın.
Adil olun. Belirli çalışanlara daha yakın durmak yargılarınızı etkileyebilir ve liderlik özelliklerini sekteye uğratabilir. Tüm çalışanlarınızı eşit ve aynı mesafede davranın.
Sezar’ın hakkı Sezar’a. Bir çalışanınıza ait bir fikri kendinizinmiş gibi göstermeyin, ilgiyi kendi üzerinize çekmeye çalışmayın. Bu hem çalışanların size içerlemesine neden olur hem de sizi güvenilmez gösterir.
Başlarında dikilmeyin. Personelin ne üzerinde çalıştığına aşina olmak iyi olsa da, tepelerinde bir bekçiye ihtiyaçları yoktur.
Çalışanlarınızı asla iş arkadaşlarıyla tartışmayın. Bu tür dedikodu eninde sonunda o kişiye ulaşır ve sizi gayriciddi gösterir.
Personelin işine burnunuzu sokmayın. Eğer çalışanınız işi yetiştiriyorsa, işin nasıl yapıldığı üzerinde çok fazla durmayın. Sizin istediğiniz şekilde yapılmasa da, personelin kendi yargılarına göre hareket etmesine izin vermek daha iyidir.
Ölçüsüz teslim tarihleri belirlemeyin. Günün 24 saatini işyerinde geçirmek istemezsiniz. Personel de öyle.
Sözünüzün eri olun. Çok kötü ve beklenmedik olaylar dışında, personele verdiğiniz sözü her zaman tutun, özellikle de maaşlar ve primler söz konusu olduğunda.
Personeli kişisel işlerinize koşmayın. Çalışanlarınızdan sizin kişisel işleriniz için koştuırmalarını beklemeyin. Kendi işinizi ya kendiniz halledin, ya da bir asistan tutun.
Sıkı çalışmayı ödüllendirin. Çalışanların yaptıkları işlerden ötürü takdir edildiklerini hissetmelerini sağlayın. Takdir edildiğini ve dikkate alındığını bilen personel daha sıkı çalışacaktır.
Motive edin. Bazen personelin güçlü bir moral desteğine ihtiyacı olur. Projenin yürümesi için zaman zaman cesaretlendirin.
Size katılıyorum.ancak bu kuralları uygulayan yöneticiler neden çok azdır,bunu anlayamıyorum.
bu vasıflara sahip yönetici yok.ben bir ilk olacağım
Aynen benim yönetim tarzımı özetlemişsiniz.
merhaba. önemli noktaları topladığınız açıklayıcı bir yazı olmuş elinize sağlık. adil olun başlığı hakkında küçük bir ekleme yapmak istiyorum. yöneticinin adil değil hakkaniyetli olması daha önemlidir. herkese eşit şekilde davranmak doğru değil. çalışanların yönetici ile kurdukları birebir ilişki vardır. çalışanlar faklı farklıdır. birisi işine çok bağlı ve dürüstken diğeri her an kaytaracak fırsat arar. şimdi bu iki kişiye eşit davranırsak birinci,ye haksızlık etmiş oluruz. adil olmayı hakkaniyet çerçevesinde bir daha düşünmenizi ve yorumlamanızı öneririm.